Eklenen Son Yazılar

alsancak garı’na devrildiler gece garın saati belâ çiçeği hiçbir şeyin farkında değildiler kalleş bir titreme aldı erkeği elleri yırtılmıştı kelepçeliydiler çantasını karısı taşıyordu hiç kimse tanımıyordu kimdiler gece
Gönül bir güzeli sevmiş ayrılmaz Dolanır peşinde çoban misâli Hiç kimse bu derdin dermânın bilmez Azmış yaraları perişan hali Lokman çare bulmaz yoktur Eflâtun Yârdan ayrılması ölümden çetin Elde endaz ettim bu aşkın atın Terk
Sana gitme demeyeceğim. Üşüyorsun ceketimi al. Günün en güzel saatleri bunlar. Yanımda kal. Sana gitme demeyeceğim. Gene de sen bilirsin. Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, İncinirsin. Sana gitme demeyeceğim. Ama gitme Lavinia. Adını
Yüreğime düşen bir köz gibisin Bilemezsin ne çok sevmişim seni. Seninle sonsuzu görmek dileğim Bilemezsin ne çok sevmişim seni. Sevgi,umut,özlem doludur özüm Hiç bitmiyor sevgim korlandı közüm Ne kadar met etsem az gelir sözüm Bilemezsin
Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım Sensizliğin köşe başındayım Avuçlarımda kırık dökük pişmanlıklar Avuntusuz çıkmazlara doğru yürüyorum Bütün umutsuzluğuma inat Yine seni arıyorum… Dudaklarımda bildiğin
Özlemlerin en büyüğünü tattım sende Yokluğun acısını Çaresizliğin ezikliğini Ulaşamamanın azmini dahi Nafile olduğunu bile bile Ama boşunadır sevmek Arsızca istemek seni Bıraktığın gibi gel al Gitmedim ben öylece bekliyorum Sen
Uzun uzun yazdım kahır mektubu Okuyamam; tek tek dalla ardımdan… Dilim dönmez veda denen cümleye, Dönüp bakmam… sen el salla ardımdan Verdiğin aşkını al; desteledim. Yazılan şiirleri de besteledim İsimsiz imzasız da postaladım; Sana